İzzi

Emr-i Hazır 2

وَ إِنْ كَانَ سَاكِنًا فَتَحْذِفُ مِنْهُ حَرْفَ الْمُضَارَعَةِ وَ تَأْتِى بِصُورَةِ الْبَاقِى مَجْزُومًا مَزِيدًا فِي أَوَّلِهِ هَمْزَةُ وَصْلٍ مَكْسُورَةً إِلاَّ أَنْ يَكُونَ عَيْنُ الْمُضَارَعِ مِنْهُ مَضْمُومًا فَتَضُمُّهَا، تَقُولُ؛ اُنْصُرْ اُنْصُرَا اُنْصُرُوا. وَ كَذَلِكَ اِضْرِبْ وَ اعْلَمْ وَ انْقَطِعْ وَ اجْتَمِعْ وَ اسْتَخْرِجْ. وَ فَتَحُوا هَمْزَةَ أَكْرِمْ بِنَاءً عَلَى الْاَصْلِ الْمَرْفُوضِ، فَإِنَّ اَصْلَ تُكْرِمُ تُأَكْرِمُ. وَ اعْلَمْ أَنَّهُ إِذَا اجْتَمَعَ تَائَانِ فِي أَوَّلِ مُضَارِعِ تَفَعَّلَ وَ تَفَاعَلَ وَ تَفَعْلَلَ فَيَجُوزُ اِثْبَاتُهُمَا، نَحْوُ؛ تَتَجَنَّبُ وَ تَتَقَاتَلُ وَ تَتَدَحْرَجُ وَ يَجُوزُ حَذْفُ اِحْدَيهُمَا كَمَا فِي التَّنْزِيلِ فَاَنْتَ لَهُ تَصَدَّى وَ نَارًا تَلَظَّى وَ تَنَزَّلُ الْمَلاَئِكَةُ.

وَ إِنْ كَانَ şayet muzaraat harfinden sonraki harf, سَاكِنًا sakin olursa, فَ o halde, تَحْذِفُ hazfedersin, مِنْهُ ondan, muzari fiilden, حَرْفَ الْمُضَارَعَةِ muzaraat harfini, وَ تَأْتِى getirirsin, بِصُورَةِ الْبَاقِى kalanları aynı şekilde, مَجْزُومًا meczum muzari gibi, مَزِيدًا mezid olduğu halde, فِي أَوَّلِهِ muzari fiilin evveline, هَمْزَةُ وَصْلٍ bir vasıl hemzesi, مَكْسُورَةً kesreli olarak, إِلاَّ أَنْ يَكُونَ ancak vasıl hemzesi kesreli olmaz, عَيْنُ الْمُضَارَعِ مِنْهُ muzari fiilin ayn ül-fiili, مَضْمُومًا dammeliyse, فَ o halde, تَضُمُّهَا onu (vasıl hemzesini) dammele, madmum olsun. تَقُولُ sen dersin; müzekker için اُنْصُرْ اُنْصُرَا اُنْصُرُوا gibi. وَ كَذَلِكَ aynı şekilde, اِضْرِبْ ve اعْلَمْ ve انْقَطِعْ ve اجْتَمِعْ ve اسْتَخْرِجْ diyebilirsin. وَ فَتَحُوا fethaladılar, هَمْزَةَ أَكْرِمْ ekrim fiilinin vasıl hemzesini, بِنَاءً emir fiili bina edilmesiyle, عَلَى الْاَصْلِ الْمَرْفُوضِ terk edilmiş olan asıl hali üzere, فَإِنَّ اَصْلَ تُكْرِمُ bu “tükrimu” muzari fiilinin aslı تُأَكْرِمُ şeklindedir. وَ اعْلَمْ أَنَّه ve ….. olduğunu bil, إِذَا اجْتَمَعَ تَائَانِ iki tane ta harfi bir araya gelirse, فِي أَوَّلِ مُضَارِعِ muzari fiilin evvelinde, تَفَعَّلَ ve وَ تَفَاعَلَ ve وَ تَفَعْلَلَ bablarından olan muzari fiillerinde, فَيَجُوزُ اِثْبَاتُهُمَا o halde o iki ta harfinin sabit kalması caizdir, نَحْوُ؛ şu misalde olduğu gibi; تَتَجَنَّبُ ve وَ تَتَقَاتَلُ ve وَ تَتَدَحْرَجُ gibi, وَ يَجُوزُ حَذْفُ اِحْدَيهُمَا ve o iki ta harfinden birinin hazf edilmesi de caizdir, كَمَا فِي التَّنْزِيلِ tenzilde, inende (kuranda) olduğu gibi, فَاَنْتَ لَهُ تَصَدَّى ve وَ نَارًا تَلَظَّى ve وَ تَنَزَّلُ الْمَلاَئِكَةُ ayet-i kerimelerinde olduğu gibi.



Metnin Toplu Manası; Muzaraat harfinin hazfedilmesinden sonra kalan harf sakin ise o yapının başına kesreli olarak bir vasıl hemzesi gelir ama o muzari fiilin ayn ül-fiili dammeli ise o halde bu vasıl hemzesini dammelersin. Fetha ve kesre ise kesre, damme ise damme olarak vasıl hemzesini harekelersin. Ve نصر fiilinden müzekker olarak اُنْصُرْ اُنْصُرَا اُنْصُرُوا dersin. Aynı şekilde اِضْرِبْ ve اِعْلَمْ ve اِنْقَطِعْ ve اِجْتَمِعْ ve اِسْتَخْرِجْ dersin. İf’âl babından gelen اَكْرَمَ ve تُكْرِمُ mazi ve muzarisinden emir fiili olarak اَكْرِمْ gelir. Bu تُكْرِمُ muzarisinin aslı تُأَكْرِمُ şeklindedir. İlk bakışta تُكْرِمُ fiiline aldanıp, muzarisi (ra harfi) kesreli diye vasıl hemzesini kesrelemeyin. Evvele fiilin aslında neler var ona bakalım. اَكْرَمَ mazi fiiline dammeli bir ya harfi gelecek ve muzari fiil olacak. Yani يُـأَكْرِمُ olacak. Baştaki elif, ifal babının ziyade olan elifidir, asli değildir ziyadedir. Bu elif harfi kendinden önceki harf dammeli olduğu için vav harfine döner, yoksa hareke-harf uyuşması olmaz. Fiilimiz يُوكْرِمُ olur ve vav harfine de lafzen gerek kalmaz ve fiil son tahlilde يُكْرِمُ olur. Emir fiili yapılırken bu muzaraat harfi kaldırılınca daha önce hazf edilen elif geri gelir ve vasıl hemzesine gerek kalmaz. تَفَعَّلَ ve تَفَاعَلَ ve تَفَعْلَلَ bablarından olan muzari fiillerinin başlarında iki tane ta harfi toplanırsa o iki ta harfinin sabit kalması caizdir, misal; تَتَجَنَّبُ ve تَتَقَاتَلُ ve تَتَدَحْرَجُ fiillerinde olduğu gibi. Ve o iki ta harfinden bir tanesinin tenzil olanda yani kuran-ı kerimde geçen şu ayetlerine timsalen hazf edilmesi de caizdir, o ayet-i kerimeler; فَاَنْتَ لَهُ تَصَدَّى “Sen, ona yöneliyorsun” 80. Abese suresi 6. Ayet.  Bu ayette تَصَدَّى fiilinin aslı تَتَصَدَّى şeklindedir. نَارًا تَلَظَّى “Alev alev yanan bir ateş” 92. Leyl suresi 14. Ayet. Bu ayette تَلَظَّى fiilinin aslı تَتَلَظَّى şeklindedir. تَنَزَّلُ الْمَلاَئِكَةُ “melekler inerler” 97. Kadir suresi 4. Ayet. Bu ayette تَنَزَّلُ fiilinin aslı تَتَنَزَّلُ şeklindedir.



About the author

blank

Metehan Uluocak

4 yıllık sarf nahiv bilgsini temin ettikten sonra, zor olan lafızları kolaylaştırıp ve harekeleyip mübtedi kardeşlerimize sunmak niyetine gark oldum. Bu tevessülüm bana böyle bir site hazırlamayı gerektirdi. Tek derdim, sarf nahiv konularının bilinip kuranın müzakereli okunmasıdır. Tek temennim ise sadece bir kere "Allah razı olsun" cümle-i duaiyyesine mazhar olmaktır. Bu dünyada gerisi teferruattır..

Add Comment

Click here to post a comment

Yazılar