Maksud

Sülasi Mücerred Fiillerden Türetim

وَ إِنْ كَانَ مِيمِيًّا فَيَنْظُرُ فِي عَيْنِ الْفِعْلِ الْمُضَارِعِ. فَإِنْ كَانَ مَفْتُوحًا أَوْ مَضْمُومًا، فَالْمَصْدَرُ الْمِيمِيُّ وَ الزَّمَانُ وَ الْمَكَانُ مِنْهُ مَفْعَلٌ بِفَتْحِ الْمِيمِ وَ الْعَيْنِ وَ سُكُونُ الْفَاءِ إِلاَّ مَا شَاذَّ، نَحْوُ؛ الْمَطْلَعِ وَ الْمَغْرِبِ وَ الْمَسْجِدِ وَ الْمَنْسِكِ وَ الْمَشْرِقِ وَ الْمَجْزِرِ وَ الْمَسْكِنِ وَ الْمَنْبِتِ وَ الْمَفْرِقِ وَ الْمَحْشِرِ وَ الْمَسْقِطِ وَ الْمَجْمِعِ بِكَسْرِ الْعَيْنِ وَ إِنْ كَانَ الْقِيَاسُ الْفَتْحَ



وَ إِنْ كَانَ مِيمِيًّا eğer sülasi mücerredin masdarı mimli olursa, فَيَنْظُرُ o halde bakılır, فِي عَيْنِ الْفِعْلِ الْمُضَارِعِ muzarinin aynül fiiline, فَإِنْ كَانَ مَفْتُوحًا eğer muzarinin aynül fiili meftuh ise, أَوْ veya, مَضْمُومًا madmum olur ise, فَالْمَصْدَرُ الْمِيمِيُّ o halde masdar-ı mimi, وَ الزَّمَانُ ve ism-i zaman, وَ الْمَكَانُ ve ism-i mekan, مِنْهُ o fiili muzariden, مَفْعَلٌ mef’âlun kalıbında gelir. بِفَتْحِ الْمِيمِ mim harfinin fethalı olmasıyla, وَ الْعَيْنِ ve aynül fiilin de fethalı olmasıyla, وَ سُكُونُ الْفَاءِ ve faül fiilin sükunuyladır. إِلاَّ مَا شَاذَّ ancak şu kalıp şazz (kural dışı) olarak gelir, نَحْوُ؛ misali şöyledir; الْمَطْلَعِ kelimesi sülasi mücerredlerin birinci babındandır ve muzarisinin aynül fiili dammeli olduğu için ismi zaman, ism-i mekan ve masdar-ı mimi kalıbı normalde مَفْعَلٌ vezninde gelmeliydi ama bu fiil şazz olarak مَطْلَعٌ “doğuş yeri, doğuş zamanı ve doğmak” şeklinde gelmiştir. وَ الْمَغْرِبِ aynı şekilde مَغْرِبٌ “batış yeri, batış zamanı, batmak” ve وَ الْمَسْجِدِ ve مَسْجِدٌ “secde etme yeri, secde etme zamanı, secde etmek” ve وَ الْمَنْسِكِ ve مَنْسِكٌ “tâzim etme yeri, tâzim etme zamanı, tâzim etmek” ve وَ الْمَشْرِقِ ve مَشْرِقٌ “doğuş yeri, doğuş zamanı, doğmak” ve وَ الْمَجْزِرِ ve مَجْزِرٌ “boğazlama yeri, boğazlama zamanı, boğazlamak” ve وَ الْمَسْكِنِ ve مَسْكِنٌ “kalış yeri, kalış zamanı, kalmak” ve وَ الْمَنْبِتِ ve مَنْبِتٌ “bitki bitme yeri, bitki bitme zamanı, bitki bitmek” ve وَ الْمَفْرِقِ ve مَفْرِقٌ “ayırma yeri, ayırma zamanı, ayırmak” ve وَ الْمَحْشِرِ ve مَحْشِرٌ “toplanma yeri, toplanma zamanı, toplanmak” ve وَ الْمَسْقِطِ ve مَسْقِطٌ “düşme yeri, düşme zamanı, düşmek” ve وَ الْمَجْمِعِ ve مَجْمِعٌ “toplanma yeri, toplanma zamanı, toplanmak”, bu sayılanlar بِكَسْرِ الْعَيْنِ aynül fiilin kesresi iledir, وَ إِنْ كَانَ الْقِيَاسُ الْفَتْحَ her ne kadar kıyas olarak kesre değil de fetha olsa da şazz olarak bu fiiller böyle gelmiştir.



Metnin Toplu Manası; Sülasi mücerredlerin mimli masdarı, ismi zaman ve ismi mekan kalıplarını türetebilmek için o mücerred sülasi fiilin muzarisinin aynül fiiline bakılır. Eğer o muzari fiilin aynül fiili fethalı veya dammeli ise ism-i zaman, ism-i mekan ve masdar-ı mimi kalıbı مَفْعَلٌ vezninde gelir. Ancak şu sayılacak olan fiillerin muzari fiilleri dammeli veya fethalı olduğu halde ism-i zaman, ism-i mekan ve masdar-ı mimi kalıbı şazz olarak مَفْعِلٌ vezninde gelir. O fiiler aşağıdaki tablodadır. Her ne kadar şazz olarak aynül fiilleri kesreli olsa da aslında kıyasen fethalı olması gerekirdi.



مَطْلَعٌ مَنْبِتٌ
مَسْجِدٌ مَفْرِقٌ
مَنْسِكٌ مَحْشِرٌ
مَشْرِقٌ مَسْقِطٌ
مَجْزِرٌ مَجْمِعٌ
مَسْكِنٌ مَغْرِبٌ



About the author

blank

Metehan Uluocak

4 yıllık sarf nahiv bilgsini temin ettikten sonra, zor olan lafızları kolaylaştırıp ve harekeleyip mübtedi kardeşlerimize sunmak niyetine gark oldum. Bu tevessülüm bana böyle bir site hazırlamayı gerektirdi. Tek derdim, sarf nahiv konularının bilinip kuranın müzakereli okunmasıdır. Tek temennim ise sadece bir kere "Allah razı olsun" cümle-i duaiyyesine mazhar olmaktır. Bu dünyada gerisi teferruattır..

Add Comment

Click here to post a comment

Yazılar