Maksud

İlletli Fiiller

وَ حُرُوفُ الْمَدِّ وَ اللِّينِ وَ الزَّائِدِ وَ الْعِلَّةِ وَاحِدَةٌ. وَ هِيَ الْوَاوُ وَ الْيَاءُ وَ الْاَلِفُ. وَ كُلُّ فِعْلِ مَاضٍ فِي أَوَّلِهِ حَرْفٌ مِنْ هَذِهِ الْحُرُوفِ يُسَمَّى مُعْتَلاًّ وَ مِثَالاً، لِمُمَاثَلَتِهِ الصَّحَيحَ فِي اِحْتِمَالِ الْحَرَكَاتِ، نَحْوُ؛ وَعَدَ وَ يَسَرَ. وَ إِنْ كَانَ فِي وَسَطِهِ يُسَمَّى اَجْوَفًا، نَحْوُ؛ قَالَ وَ بَاعَ. وَ إِنْ كَانَ فِي آخِرَهِ يُسَمَّى نَاقِصًا، نَحْوُ؛ غَزَا وَ رَمَى. وَ إِنْ كَانَ فِيهِ حَرْفَانِ مِنْ هَذِهِ الْحُرُوفِ فَإِنْ كَانَا عَيْنُهُ وَ لاَمُهُ يُسَمَّى لَفِيفَ الْمَفْرُوقِ، نَحْوُ؛ رَوَى وَ شَوَى. وَ إِنْ كَانَا فَائَهُ وَ لاَمَهُ يُسَمَّى لَفِيفَ الْمَقْرُونِ، نَحْوُ؛ وَقَى وَ طَوَى. وَ كُلِّ فِعْلٍ عَيْنُهُ وَ لاَمُهُ حَرْفَانِ مِنْ جِنْسٍ وَاحِدٍ اُدُّغِمَ أَوَّلُهُمَا فِي الْآخِرِ دَفْعًا لِلثَّقِيلِ يُسَمَّى مُضَاعَفًا، نَحْوُ؛ مَدَّ. وُ كُلُّ فِعْلٍ فِيهَ هَمْزَةٌ فَإِنْ كَانَتْ فِي أَوَّلِهِ يُسَمَّى مُهْمُوزَ الْفَاءِ، نَحْوُ؛ أَخَذَ. وَ إِنْ كَانَتْ فِي وَسَطِهِ يُسَمَّى مُهْمُوزَ الْعَيْنِ، نَحْوُ؛ سَئَلَ. وَ إِنْ كَانَتْ فِي آخِرِهِ يُسَمَّى مُهْمُوزَ اللاَّمِ، نَحْوُ؛ قَرَأَ. وَ كُلُّ فِعْلٍ خَالٍ مِنْ هَذِهِ الْاَقْسَامِ السِّتَّةِ يُسَمَّى صَحِيحًا وَ قَدْ مَرَّ بَحْثُهُ فِي بَابِ الصَّحِيحِ وَ سَنَذْكِرُ بَحْثَ الْاَقْسَامِ السِّتَّةِ عَلَى سَبِيلِ الْاِخْتِصَارِ.



وَ حُرُوفُ الْمَدِّ medd (uzatma) harfleri, وَ اللِّينِ ve lîn (yumuşaklık) harfleri, وَ الزَّائِدِ ve zaid harfler, وَ الْعِلَّةِ ve illet harfleri وَاحِدَةٌ birdir, yani medd, lîn, zevaid, illet hepsi aynıdır. وَ هِيَ ve o yani o harfler; الْوَاوُ vav, وَ الْيَاءُ ve ya, وَ الْاَلِفُ ve elif. وَ كُلُّ فِعْلِ مَاضٍ ve her mazi fiil, فِي أَوَّلِهِ evvelinde olur, حَرْفٌ bir harf, مِنْ هَذِهِ الْحُرُوفِ bu harflerden, يُسَمَّى isimlendirilir, مُعْتَلاًّ mu’tel, وَ مِثَالاً ve misal fiil diye isimlendirilirler. Misal fiil dediğimiz fiiller لِمُمَاثَلَتِهِ الصَّحَيحَ sahih fiillere mümasil, benzer olduğu için misal denmiştir, فِي اِحْتِمَالِ الْحَرَكَاتِ harekelerin hamli (taşıma) konusunda, yani üzerindeki harekeler sahih fiillere benzediği için bu tarz mutel fiillere misal de denmiştir. نَحْوُ؛ mutel ul-fa yahut misal fiilin misali şöyledir; وَعَدَ “vaad etti” ve يَسَرَ “kolay oldu” gibidir. وَ إِنْ كَانَ فِي وَسَطِهِ eğer yukarda bahsettiğimiz medd, lîn, zevaid veya illet dediğimiz harfler fiilin ortasına yani aynül fiilinde olursa; يُسَمَّى isimlendirilir, اَجْوَفًا ecvef diye. Ecvefin manası “içi boş” demektir. نَحْوُ evcef veya mutel ul-ayn olan fiilin misali şöyledir;  قَالَ “dedi” ve بَاعَ “sattı” gibidir. وَ إِنْ كَانَ فِي آخِرَهِ eğer yukarda bahsettiğimiz medd, lîn, zevaid veya illet dediğimiz harfler fiilin sonunda yani lamul fiilinde olursa; يُسَمَّى isimlendirilir, نَاقِصًا nakıs “eksik, noksan” fiili diye. نَحْوُ nakıs veya mutel ul-lam fiile misal; غَزَا “savaştı” ve رَمَى “attı” gibidir. وَ إِنْ كَانَ فِيهِ eğer fiilde olursa, حَرْفَانِ iki harf, مِنْ هَذِهِ الْحُرُوفِ medd, lîn, zevaid veya illet dediğimiz harflerden yani kısacası elif, vav veya ya harflerinden; فَإِنْ كَانَا eğer o iki harf olursa, عَيْنُهُ وَ لاَمُهُ fiilin aynul fiili ve lamul fiili olarak, يُسَمَّى isimlendirilir, لَفِيفَ الْمَفْرُوقِ lefif-i mefruk diye, نَحْوُ misali şöyledir; رَوَى “rivayet etti” ve شَوَى “pişirdi, kızarttı” gibidir. وَ إِنْ كَانَا eğer o iki harf olursa, فَائَهُ وَ لاَمَهُ fiilin faul fiili ve lamul fiili olarak, يُسَمَّى isimlendirilir, لَفِيفَ الْمَقْرُونِ lefif-i makrun diye. نَحْوُ misali şöyledir; وَقَى “sakındı” ve طَوَى “dürdü, içerdi” gibidir. وَ كُلِّ فِعْلٍ ve her fiil, عَيْنُهُ وَ لاَمُهُ aynul fiili ve lamul fiili, حَرْفَانِ iki harf olan, مِنْ جِنْسٍ وَاحِدٍ tek bir cinsten olan her fiil, اُدُّغِمَ idgam “bitiştirilme” edilirler, أَوَّلُهُمَا o iki aynı cins olan harfin birincisi, فِي الْآخِرِ ahirdeki yani sondaki olan ikincisine idgam edilir, دَفْعًا def etmek, ortadan kaldırmak için, لِلثَّقِيلِ sekıl olmayı, telaffuzdaki ağırlığı, يُسَمَّى isimlendirilir, مُضَاعَفًا mudaâf diye isimlendirilirler. Biz buna bazen tad’if de deriz yani şeddeli olma hali. نَحْوُ mudaâf fiilin misali şöyledir; مَدَّ “uzattı” gibidir. وُ كُلُّ فِعْلٍ فِيهَ هَمْزَةٌ kendisinde hemze bulunan her fiil, فَإِنْ كَانَتْ şayet olursa, فِي أَوَّلِهِ fiilin başında, يُسَمَّى isimlendirilir, مُهْمُوزَ الْفَاءِ mehmuz ul-fa diye. نَحْوُ mehmuz ul-fa fiiline misal şöyledir; أَخَذَ “aldı, edindi” gibidir. وَ إِنْ كَانَتْ فِي وَسَطِهِ eğer hemze fiilin ortasında olursa, يُسَمَّى isimlendirilir, مُهْمُوزَ الْعَيْنِ mehmuz ul-ayn diye. نَحْوُ mehmuz ul-ayn fiiline misal şöyledir; سَئَلَ “sordu” gibidir. وَ إِنْ كَانَتْ فِي آخِرِهِ eğer hemze fiilin sonunda olursa, يُسَمَّى isimlendirilir, مُهْمُوزَ اللاَّمِ mehmuz ul-lam diye. نَحْوُ mehmuz ul-lam fiiline misal şöyledir; قَرَأَ “okudu” gibidir. وَ كُلُّ فِعْلٍ خَالٍ مِنْ هَذِهِ الْاَقْسَامِ السِّتَّةِ şu 6 kısımdan (misal, ecvef, nakıs, mehmuz, mudaâf, lefif) hali olan yani bunlara dahil olmayan fiiller, يُسَمَّى isimlendirilirler, صَحِيحًا sahih “içinde illetli harf olmayan” fiiller diye isimlendirilirler. Çünkü bahsettiğimiz 6 kısım illetli harfleri içermektedir. وَ قَدْ مَرَّ ve bazen geçmiştir, istimrar etmiştir; بَحْثُهُ o sahih fiilin bahsi, فِي بَابِ الصَّحِيحِ sahih fiilin babında, وَ سَنَذْكِرُ ve yakında zikredeceğiz, بَحْثَ الْاَقْسَامِ السِّتَّةِ altı kısmın bahsini, konusunu; عَلَى سَبِيلِ الْاِخْتِصَارِ muhtasar (kısa, özet) bir yol üzere.



Metnin Toplu Manası; Medd, lîn, zaid ve illet harfleri birdir ve elif, vav ve ya harflerinden oluşur. *Bu harfler bu dersimizde sülasi mücerred fiiller üzerinde gösterilmiştir. Tabloda 6 kısım illetli fiil türünü gösterip teker teker açıklamasına geçeceğiz. Buradan sonra Medd, lîn, zaid ve illet harfleri demektense tek başına klasik olarak bu harfleri içeren fiile illetli fiil yani mutel fiil denilecektir.



İlletli Fiiller
ل ع ف
Lam ul-Fiil Ayn ul-Fiil Fa ul-Fiil
Nakıs Ecvef Misal
رَمَى قَالَ وَعَدَ

İllet harfleri eğer sülasi mücerred bir fiilin başında yani faul fiilinde ise o mazi fiile mutel ul-fa yahud misal fiil denilir. Böyle fiillere misal denmesinin sebebi, fiili üzerindeki taşıdığı harekelerin sahih fiillerdekine benzemesindedir. Misal veya Mutel ul-Fa fiiline örnek; وَعَدَ ve يَسَرَ gibidir. İllet harfleri eğer sülasi mücerred bir fiilin ortasında yani ayn fiilinde ise o mazi fiile mutel ul-ayn yahud ecvef fiil denilir. Ecvef veya Mutel ul-Ayn fiiline misal; بَاعَ ve قَالَ gibidir. İllet harfleri eğer sülasi mücerred bir fiilin sonunda yani lam fiilinde ise o mazi fiile mutel ul-lam yahud nakıs fiil denilir. Nakıs veya Mutel ul-Fa fiiline misal; غَزَا ve رَمَى gibidir.

Eğer Sülasi mücerred fiilde iki tane illetli harf olursa ve bu iki illet harfi fiilin aynül ve lamul fiilininde ise o fiile lefif-i makrun denilir. Misal; رَوَى ve شَوَى gibidir. Şayet bu iki illet harfi fiilin faul ve lamul fiilinde ise o fiile lefif-i mefruk denilir. Misal; وَقَى gibidir.

Aynül fiili ve Lamul fiili tek bir cins olan her bir fiilin bu iki benzer harfinden birincisi ikincisine idgam edilir. Bu idgam telaffuzdaki ağırlığı def etmek içindir. Böyle idgama uğrayan ve bünyesinde şeddeyi barındıran fiillere mudaâf fiil denilir. Bu mudaâf olan fiilin şeddeli harfine ise tad’if harfi denilir. Mudaâf fiile misal; مَدَّ ve شَقَّ ve جَلَّ ve عَزَّ gibi fiillerdir.

Eğer sülasi mücerred bir mazi fiil hemze içeriyorsa o fiile mehmuz fiil denilir. Şayet hemze o fiilin evvelinde ise o fiil mehmuz ul-fa diye isimlendirilir. Misali; أَخَذَ gibidir. Şayet hemze o fiilin ortasında ise o fiil mehmuz ul-ayn diye isimlendirilir. Misali; سَئَلَ gibidir. Şayet hemze o fiilin sonunda ise o fiil mehmuz ul-lam diye isimlendirilir. Misali; قَرَأَ gibidir.



Mehmuz Fiil
ل ع ف
Lam ul-Fiil Ayn ul-Fiil Fa ul-Fiil
Mehmuz ul-Lam Mehmuz ul-Ayn Mehmuz ul-Fa
قَرَأَ سَئَلَ أَخَذَ

Eğer hemze fethalı ise ء şeklinde veya أ şeklinde bulunur. Eğer bir önceki harfi dammeli ise ؤ şeklinde ve kesreli ise ئ şeklinde gelir. Ama ئ harfi bazen ء veya أَ yerine kullanılır, سَئَلَ fiilinde olduğu gibi, normalde سَأَلَ denilir. Sülasi mücerred mazi fiilde elif harfi var ise ona mehmuz fiil denmez mutel denilir, karıştırmayalım!

Şu sayılan 6 kısım yani misal, ecvef, nakıs, mehmuz, mudaâf, lefif fiilleri sahih diye isimlendirilen fiillerden olmayan fiillerdir. Bazen sahih fiillerin konusu, sahih fiiller anlatılırken geçmiştir. Biz yakında sahih fiillerin konusunu muhtasar bir yol üzere zikredeceğiz. Aksam-ı seba’; misal, ecvef, nakıs, mehmuz, mudaâf, lefif ve sahih fiillerden oluşur. Bu derste sahih fiiller işlenmemiştir. 



About the author

blank

Metehan Uluocak

4 yıllık sarf nahiv bilgsini temin ettikten sonra, zor olan lafızları kolaylaştırıp ve harekeleyip mübtedi kardeşlerimize sunmak niyetine gark oldum. Bu tevessülüm bana böyle bir site hazırlamayı gerektirdi. Tek derdim, sarf nahiv konularının bilinip kuranın müzakereli okunmasıdır. Tek temennim ise sadece bir kere "Allah razı olsun" cümle-i duaiyyesine mazhar olmaktır. Bu dünyada gerisi teferruattır..

Add Comment

Click here to post a comment

Yazılar