يَجْلِسُ الرَّجُلُ فِي قَاعَةِ الْإِجْتِمَاعِ
Adam toplantı salonunda oturuyor
يَذْهَبُ أَبِي إِلَى الْعَمَلِ كُلَّ يَوْمٍ
Babam her gün işe gider
تَغْضَبُ الْأُمُّ بِوَلَدِهَا
Anne çocuğuna kızar
يَمْدَحُونَ الْمُؤْمِنُونَ بِاللهِ
Müminler Allah’ı överler
تَسْقُطُ الْأَوْرَاقُ مِنَ الشَّجَرَةِ
Ağaçtan yapraklar düşüyor
أَقْرَأُ الْقُرْآنَ كُلَّ يَوْمٍ
Her gün kuran okuyorum
يَنْزِلُ الْمَطَرُ
Yağmur yağıyor
يَنْزِلُ الثَّلْجُ
Kar yağıyor
يَطِيرُ الطَّيْرُ فِي الْجَوِّ
Kuş havada uçar
يَغْسِلُ أَحْمَدُ مَلاَبِسَهُ
Ahmet elbiselerini yıkıyor
يَجِبُ التَّوْبَةُ لِلْمُسْلِمِينَ
Müslümanlara tövbe gerekir
يَعْلَمُ زَيْدٌ الْمَسْئَلَةَ
Zeyd meseleyi biliyor
هُمَا يَكَُبَانِ الرِّسَالَةَ
O ikisi mektup yazıyor
أَشْرَبُ الشَّايَ وَ آكُلُ اللَّحْمَ
Çay içerim ve et yerim
يَنْظُرُ زَيْدٌ إِلَى السَّمَاءِ كُلَّ لَيْلَةٍ
Zeyd her gece yıldızlara bakar
يَفْتَحُ الْبَوَّابُ الْأَبْوَابَ
Bekçi kapıları açıyor
يَلْمَعُ الشَّمْسُ كَالْمِصْبَاحِ
Güneş lamba gibi parlıyor
يَضْرِبُ زَيْدٌ بِوَلَدِهِ تَأْدِيبًا
Zeyd çocuğunu edeplendirmek için dövüyor
يَكْسِرُ زَيْدٌ بِالْغُصْنِ الشَّجَرَةِ
Zeyd ağacın dalını kesiyor
يَسْمَعُ اللهُ بِصَوْتِ عِبَادِهِمْ
Allah kullarının sesini işitir



