قوله إلا ما كان استثناء من الضمير المستتر في قوله لم ينصرف و هو فاعله الراجع إلى الاسم أي متى اجتمع في الاسم سببان من هذه الاسباب التسعة لم ينصرف ذلك الأسماء إلا الاسم الذى كان على ثلثة أحرف ساكن الوسط كنوح و لوط فإن فيه أي في الاسم الثلاثى الساكن الوسط مذهبين احدهما الصرف لخفته على اللسان بسبب يكون الوسط و دليل منع الصرف الثقل. و ثانيهما منع الصرف لحصول السببين فيه و هما العجمة و العلمية. و الأول أصح لانتفاء الشرط المذكور في العجمة و هو تحرك الوسط أو لزيادة على ثلاثة أحرف. و لقوله تعالى “إنا ارسلنا نوحا إلى قومه و لوطا إذ قال لقومه” بالتنوين
إلا kelimesi لم ينصرف “sarf edilemez” kelimesindeki müstetir zamirden istisnadır. Bu zamir لم ينصرف fiilinin faili olup isme racidir. Her ne zaman 9 sebebten iki tanesi bir isimde toplanırsa o isim gayr-ı munsarif olur. Ancak لوط ve نوح gibi üç harf üzere olup ortası sakin olan isimler hakkında iki mezheb yani iki görüş vardır.
Birinci görüş: Ortasının sakin olması ve lisandaki hafifliği nedeniyle sarf edilir. Çünkü gayr-ı munsarifliğin delili dilde sekil “ağır” olmasıydı.
İkinci görüş: Bu gibi ortası sakin olan isimler ucme ve alemiyyet gibi iki sebebe sahip oldukları için sarf edilemezler, gayr-ı munsariftirler.
Bu iki görüşün en sahih olanı birinci görüştür. Çünkü لوط gibi kelimeler ucmenin şartı olan “ortası harekeli olacak” ve “üç harften fazla olacak” şartları sağlanmamaktadır. Allah-u Teala’nın إنا ارسلنا نوحا إلى قومه “Nuh suresi 1.ayeti” ve و لوطا إذ قال لقومه “Ankebut suresi 28.ayeti” ayetlerinde olduğu gibi لوط ve نوح isimleri tenvinli gelmiştir.



