Şerh ül-Muğni

3. Tam Harflerle İrab

قوله و إما بالحروف إشارة إلى القسم الثالث أي و اختلاف الآخر إما بتمام الحروف اللفظية و هو أن يكون بالواو رفعا، و بالالف نصبا، و الياء جرأ. و ذلك في الأسماء الستة بثلثة شرائط، الأول؛ أن تكون مضافة لأنها لو كانت غير مضافة كان إعرابها بتمام الحركات اللفظية، نحو؛ جاءنى أب و رأيت أبا و مررت بأب. و الثانى؛ أن تكون مضافة إلى غير ياء المتكلم لأنها لو كانت مضافة إلى ياء المتكلم كان إعرابها بتمام الحركات التقديرية، نحو؛ جاءنى أبى و رأيت أبى و مررت بأبى. و الثالث؛ أن تكون مكبرة لأنها لو كانت مصغرة كان إعرابها بتمام الحركات اللفظية، نحو؛ جاءنى أبيك و رأيت أبيك و مررت بأبيك. و إنما علم هذا الشرط الثالث من ذكرها مكبرة. و هي أبوه و أخوه و حموها و هنوه و فوه و ذو مال، تقول جاءنى أبوه و رأيت أباه و مررت بأبيه و كذلك البواق نحو؛ هذا فوه و رأيت فاه و مررت بفيه. و حمو المرأة ذو قرابة و زوجها مثل الأب و الأخ. و هنوه أي شيئه قال الجوهرى في الصحاح هن على وزن أخ، كلمة كناية و معناها الشئ و اصله هنو

esma-i sitte


Tam harflerle irab alan kelimeler: Musannıfın bu sözü 3. Kısım içindir. Yani irab tam lafzi harflerle olur ve bu da ref halinde vav, nasb halinde elif ve cerr halinde ya harfini almasıyla olur. İşte böyle harflerle irab esma-i sitte yani 6 isimde olur. Bunun 3 şartı vardır. Evvelen; Bu isimlerin muzaf olması gerekir. Eğer muzaf olmazsa irab harflerle değil harekelerle olur, Misal; جاءنى أب ve رأيت أبا ve مررت بأب terkiblerindeki أب lafzında olduğu gibi. Saniyen; Yapılan izafetin ya-i mütekellime olmamalıdır, eğer ya-i mütekellime izafe olursa irab harflerle değil takdiri olur, misal; جاءنى أبى ve رأيت أبى ve مررت بأبى terkiblerindeki أب lafzına izafe edilen ى harfi gibi. Salisen; Bu isimlerin mükebber sigada olmaları yani musaggar sigada olmamaları gerekir. Şayet öyle olursa irabı harflerle değil harekelerle olur, misal; جاءنى أبيك ve رأيت أبيك ve مررت بأبيك terkiblerindeki gibi. Musannıf esma-i sitteyi mükebber siga olarak söylemesi 3.şart için geçerlidir.

Esma-i Sitte: أب ve آخ ve حمو ve فو ve هن veya حنو ve ذو olmak üzere 6 tanedir. Misal; هذا فوه ve رأيت فاه ve مررت بفيه terkiblerindeki فو lafzı هو zamiriyle misallerde görüldüğü gibi evvela fail, sonra meful ve sonra cerr mahallinde bulunarak harflerle irabını almıştır. Diğer misal; جاءنى أبوه ve رأيت أباه ve مررت بأبيه terkiblerindeki أب lafzı gibi. حمو lafzı kadının koca tarafından akrabalarıdır, kocasının kardeşi veya kocasının babası manasına gelmektedir. هن ise “onun şeyi” manasındadır. Cevheri, sıhah adlı sözlükte هن lafzı için, هن kelimesi أخ veznindedir ve kinaye bir kelimedir. Manası “şey” yani cinsel organ demektir ve aslı هنو şeklindedir demiştir.

Bu Gün Allah için Ne Yaptın?