Maksud

قَائِلٌ ve كَائِلٌ ve غَازٍ ve رَامٍ Fiilleri

وَ تَقُولُ فِي اسْمِ الْفَاعِلِ مِنَ الْاَجْوَفِ؛ قَائِلٌ وَ كَائِلٌ وَ كَانَ فِي الْمَاضِى قَالَ وَ كَالَ. فَزِيدَتِ الْاَلِفُ لِاسْمِ الْفَاعِلِ، فَاجْتَمَعَ اَلِفَانِ، اَحَدُهُمَا اَلِفُ اسْمِ الْفَاعِلِ وَ الْآخَرُ اَلِفُ الْمَقْلُوبَةُ مِنْ عَيْنِ الْفِعْلِ فَنُقِلَتُ الْاَلِفُ الْمَقْلُوبَةُ هَمْزَةً، فَصَارَ قَائِلٌ وَ كَائِلٌ. وَ اسْمِ الْفَاعِلِ مِنَ النَّاقِصِ مَنْصُوبٌ فِي حَالَةِ النَّصْبِ، نَحْوُ؛ رَأَيْتُ غَازِىًّا وَ رَامِىًّا. فَلاَ يَتَغَيَّرُ صِيغَتُعُ وَ تَقُولُ فِي الرَّفْعِ وَ الْجَرِّ؛ هَذَا غَازٍ وَ رَامٍ وَ مَرَرْتُ بِغَازٍ وَ رَامٍ، وَ الْاَصْلُ؛ غَازِىٌ وَ رَامِىٌ، فَاُسْكِنَتِ الْيَاءُ كَمَا ذَكَرْنَا فَاجْتَمَعَ سَاكِنَانِ الْيَاءُ وَ التَّنْوِينُ، فَحُذِفَتِ الْيَاءُ وَ بَقِىَ التَّنْوِينُ، فَإِنْ اَدْخَلْتَ الْاَلِفَ وَ اللاَّمَ سَقَطَ التَّنْوِينُ وَ تَعُودُ الْيَاءُ سَاكِنَةً وَ هَذَا الْغَازِى وَ الرَّامِى، وَ مَرَرْتُ بِالْغَازِى وَ الرَّامِى.



وَ تَقُولُ فِي اسْمِ الْفَاعِلِ مِنَ الْاَجْوَفِ Ecvef olan bir fiilin ismi faili için قَائِلٌ “söyleyici” ve كَائِلٌ “tartıcı” dersin. وَ كَانَ فِي الْمَاضِى bu iki fiil mazide, قَالَ ve كَالَ şeklinde olmuştur. فَزِيدَتِ الْاَلِفُ لِاسْمِ الْفَاعِلِ bu fiillere bir de ismi fail elifi ziyade olmuştur, فَاجْتَمَعَ اَلِفَانِ sonra iki elif toplandı, اَحَدُهُمَا اَلِفُ اسْمِ الْفَاعِلِ o iki eliften birisi ismi fail elifi, وَ الْآخَرُ اَلِفُ الْمَقْلُوبَةُ diğeri ise elif-i maklubedir, مِنْ عَيْنِ الْفِعْلِ aynul fiilden kalbedilen, فَنُقِلَتُ الْاَلِفُ الْمَقْلُوبَةُ bu iki elif toplanınca elif-i maklube هَمْزَةً hemzeye nakledilmiştir ve fiiler قَاالٌ iken قَاءلٌ ve كَاالٌ iken كَاءلٌ halini almıştır. Bu fiiller sülasi mücerredlerin 1. Ve 2. Bablarından geldikleri için ismi fail vezni فَاعِلٌ şeklindedir. فَ o halde, صَارَ bu قَاءلٌ ve كَاءلٌ fiilleri قَائِلٌ ve كَائِلٌ şekillerine döner. Hemzeye dönen elif vezin gereği kesreli olduğundan hemze ءِ iken ئِ harfine döner. وَ اسْمِ الْفَاعِلِ مِنَ النَّاقِصِ nakıs fiillerin ismi faili, مَنْصُوبٌ فِي حَالَةِ النَّصْبِ nasb haletinde mansub olan, نَحْوُ؛ misali şöyledir; رَأَيْتُ غَازِيًّا وَ رَامِيًّا “ben gazi ve atıcı gördüm” gibi. فَلاَ يَتَغَيَّرُ o halde değişmez, صِيغَتُعُ o ismi fail sigası. وَ تَقُولُ فِي الرَّفْعِ وَ الْجَرِّ؛ ref ve cerr haletinde ise هَذَا غَازٍ وَ رَامٍ “bu gazidir ve atıcıdır” terkiblerindeki gibi dersin. وَ مَرَرْتُ بِغَازٍ وَ رَامٍ ve “gaziye ve atıcıya uğradım” terkiblerindeki gibi dersin. وَ الْاَصْلُ؛ asılları; غَازِىٌ ve رَامِىٌ şeklindedir. فَاُسْكِنَتِ الْيَاءُ ya harfi sakin kılındı, كَمَا ذَكَرْنَا zikrettiğimiz gibi, غَازِىٌ ve رَامِىٌ fiillerindeki ya harfleri sakin olunca, فَاجْتَمَعَ سَاكِنَانِ الْيَاءُ وَ التَّنْوِينُ ya ve tenvin olan iki sakin bir araya geldi. Yani غَازِىٌ demek غَازِيُنْ ve رَامِىٌ demek ise رَامِيُنْ demektir. Ya harfleri sakin kılınınca غَازِيْنْ ve رَامِيْنْ kaldı geriye. Bu iki fiilden فَحُذِفَتِ الْيَاءُ ya harfi hazfedildi ve بَقِىَ التَّنْوِينُ geriye tenvin kaldı. Fiillerimiz غَازِنْ ve رَامِنْ olarak kaldı ve bunları غَازٍ ve رَامٍ diye tahfif edip kullanabiliriz. فَإِنْ اَدْخَلْتَ الْاَلِفَ وَ اللاَّمَ şayet bu غَازِىٌ ve رَامِىٌ fiiline elif-lam eklersen yani اَلْغَازِىٌ ve اَلرَّامِىٌّ olunca, سَقَطَ التَّنْوِينُ tenvin düşer ve fiillerimiz اَلْغَازِى ve اَلرَّامِى olur, وَ تَعُودُ الْيَاءُ ve ya harfi döner, سَاكِنَةً sakine, وَ هَذَا الْغَازِى وَ الرَّامِى، “bu gazi ve atıcıdır” şeklinde söylenir, وَ مَرَرْتُ بِالْغَازِى وَ الرَّامِى “gaziye ve atıcıya uğradım” terkibindeki gibi yazılıp söylenir.



Metnin Toplu Manası; Ecvef fiillerde ismi fail için فَائِلٌ vezninde قَائِلٌ ve كَائِلٌ şeklinde söylersin. Bu fiillerin mazi halleri قَالَ ve كَالَ idi ve bunlara ismi fail elifi eklendi ve fiiller قَاالٌ ve كَاالٌ oldu. Sonra bu fiillerde iki elif toplandı. Bu eliflerden birisi ismi fail elifi, diğeri ise aynul fiilden dönen elif-i maklubedir. Aynül fiil olan elif-i maklube hemzeye kalbolunur ve قَائِلٌ ve كَائِلٌ olurlar. Nakıs fiilden gelen ismi fail ise nasb haletinde mansubtur sigası değişmez çünkü lamul fiildeki vav ve ya fethayı kaldırır, kendisine ağır gelmez. Buna misal; رَأَيْتُ غَازِيًّا وَ رَامِيًّا gibidir. Ref ve cerr haletinde ise هَذَا غَازٍ وَ رَامٍ ve مَرَرْتُ بِغَازٍ وَ رَامٍ dersin. Asılları غَازِىٌ ve رَامِىٌ şeklindedir. Bu fiillerdeki ى harfleri sakin kılınmıştır, daha önce zikrettiğimiz gibi. Yani müteharrik olan vav ve ya fiilin lamul fiilinde bulunursa ve ma kabilleri sahih ve harekeli bir harf olursa, fiil mansub ve ma kabilleri meftuh olmadıkça o vav ve ya harfleri tahfiflik için sakin kılınır. Çünkü kesre ve damme ağır gelir, fetha ağır gelmez. غَازِىٌ ve رَامِىٌ kaldığında iki sakin harf yani ya harfi ve tenvin içtima-i sakineyn oluştururlar ve içtima-i sakineynin defi nedeniyle sakin ya harfi hazfedilir ve geriye tenvin kalır. O tenvin de sahih harfe aktarılır. Fiillerimiz غَازٍ ve رَامٍ olurlar. غَازٍ kelimesinin aslı غَازِوٌ idi. Kelimenin sonunda bulunan lamul fiil olan vav harfinden önceki harf kesreli olursa, kelimenin sonunda bulunan vav tahfiflik için ya harfine kalbedilir ve fiil غَازِىٌ olur. Lamul fiili dammeli veya kesreli vav veya ya olan fiilin ma kabli meftuh değil ve nasb halinde değilse o vav ve ya sakin kılınır ve fiil غَازِيْنْ şeklinde girer. Burada sakin ya ile tenvin içtima-i sakineyn oluştururlar ve ya harfi hazfedilir ve fiil غَازِنْ olur, tenvin ise ma kabile aktarılır ve fiil غَازٍ olur. رَامٍ kelimesinin aslı رَامِىٌ idi. رَامِىٌ fiili رَامِيُنْ iken رَامِيْنْ olur ve ya hazfedilir رَامِنْ olur ve tenvin ma kabile aktarılıp رَامٍ kalır geriye. Eğer bu غَازِىٌ ve رَامِىٌ fiillerine elif-lam dahil edersek tenvin düşer ve ya harfi sakine döner. Bu şekilde هَذَا الْغَازِى وَ الرَّامِى ve مَرَرْتُ بِالْغَازِى وَ الرَّامِى terkiblerindeki gibi kullanılır.



About the author

blank

Metehan Uluocak

4 yıllık sarf nahiv bilgsini temin ettikten sonra, zor olan lafızları kolaylaştırıp ve harekeleyip mübtedi kardeşlerimize sunmak niyetine gark oldum. Bu tevessülüm bana böyle bir site hazırlamayı gerektirdi. Tek derdim, sarf nahiv konularının bilinip kuranın müzakereli okunmasıdır. Tek temennim ise sadece bir kere "Allah razı olsun" cümle-i duaiyyesine mazhar olmaktır. Bu dünyada gerisi teferruattır..

Add Comment

Click here to post a comment

Yazılar