قوله و أضيف اي من خواص الاسم أنه أضيف، قال مولانا مصنف هذا الكتاب و هو أستاذى العلامة فخر المللة و الدين احمد الچارپردی رحمة الله عليه و من خواص الاسم الإضافة اي المضاف و المضاف إليه. و قال السيد في شرح الكبير المراد كونه مضافا لا مضافا إليه. لأن الغرض الأهم من الإضافة أن الإضافة بواسطة المضاف إليه. يصير معرفة فلا يكون المضاف فعلا، لأن الفعل نكرة. لا يقبل التعريف و لا يكون المضاف إليه أيضا فعلا. لأن الفعل نكرة، فلا بد يجعل شيئا آخر معرفة دائما اختصت الإضافة بتقدير حرف الجر بالاسم. لأنها قد تكون للتعريف و الاسم يقبل التعريف و الفعل لا يقبل التعريف. و إنما قلنا بتقدير حرف الجر لأنه لو كان ملفوظا لإحتمل أن يكون المضاف فعلا، نحو؛ مررت بزيد. و أما المضاف إليه فلا يكون إلا اسما سواء كان حرف الجر مقدرا أو ملفوظا
şerh ul-muğni
İsmin diğer bir özelliği ifazet yani muzaf olmasıdır. Bu kitabın sahibi olan musannıf “metinde Mevlana diyerek hocasını tesmiye etmiştir” Ahmed bin Hasan el-Çarperdi “İzafet ismin özelliklerindendir” demiştir ki o izafet hem muzaf hem de muzafun ileyhtir olmaktır. Seyyid isimli bir alim şerh ul-kebir adlı kitabında murad edilenin muzaf olduğunu muzafun ileyh olmadığını söylemiştir. Çünkü en mühim arz edilen şey; muzafın muzafun ileyh aracılığıyla marife yapılmasıdır. Bu durumda muzaf fiil olarak gelmez, çünkü fiil nekiredir ve tarifi yani marifeyi kabul etmez. Ve aynı şekilde muzafun ileyh te fiil olamaz. Çünkü fiil nekiredir, nekire olan ise başkasını hiçbir zaman marife yapamaz. Harf-i cerrin takdiri olarak geldiği izafet isme hastır. Çünkü izafet marife için yapılır. İsim marifeyi kabul eder ama fiil kabul etmez. Harf-i cerr takdiri ile olan izafet isme hastır dedik çünkü harf-i cerr takdiri değilde mezkuri olursa fiilin muzaf olma ihtimali vardır, misal مررت بزيد gibidir. Fakat muzaf ister harf-i cerr mukadder olsun ister melfuz olsun ancak isme hastır.



