İzzi

İfti’âl Babı 2

وَ مَتَى كَانَ فَاءُ اِفْتَعَلَ دَالاً أَوْ ذَالاً أَوْ زَاءً قُلِبَتْ تَاؤُهُ دَالاً. فَتَقُولُ فِي اِفْتَعَلَ مِنَ الدَّرْءِ وَ الذِّكْرِ وَ الزَّجْرِ؛ اِدَّرَءَ وَ اذَّكَرَ وَ ازْدَجَرَ.

وَ مَتَى ve ne zaman ki, كَانَ olursa, فَاءُ اِفْتَعَلَ ifteale babının fa ul-fiili, دَالاً dâl, أَوْ  veya, ذَالاً zel, أَوْ  veya, زَاءً za harflerinden birisi, قُلِبَتْ kalb edilir, تَاؤُهُ iftial babının te harfi, دَالاً dâl harfine. فَتَقُولُ o halde söylersin, فِي اِفْتَعَلَ iftiale babından, مِنَ الدَّرْءِ der’i kelimesi için, وَ الذِّكْرِ ve zikr kelimesi için, وَ الزَّجْرِ ve zecr kelimesi için; اِدَّرَءَ ve وَ اذَّكَرَ ve وَ ازْدَجَرَ dersin.



Metnin Toplu Manası; her ne zaman ki iftial babının fa ul-fiili dâl, zel veya za harflerinden biri olur, o halde bu harfler dâl harfine kalb olunurlar. Bu nedenle iftial babına giren دَرْءٌ der’i kelimesi için اِدَّرَءَ “pusuya yattı” ve ذِكْرٌ zikr kelimesi için اِذَّكَرَ “hatırladı, andı, zikretti” ve زَجْرٌ ve zecr kelimesi için de اِزْدَجَرَ “boyun eğdi” dersin.

Not: زَجْرٌ fiili normalde اِزْتَجَرَ olmalıyken te harfi dâl harfine döndü ve اِزْدَجَرَ oldu. دَرْءٌ fiili normalde اِدْتَرَءَ olmalıyken te harfi dâl harfine döndü ve اِدَّرَءَ oldu. ذِكْرٌ fiili normalde اِذْتَكَرَ olmalıyken te harfi dâl harfine döndü ve اِذْدَكَرَ oldu. Te harfinden munkalib dâl harfi ve fiilin fa ul-fiili olan zel harfi mahreç yakınlığından birbirine idgam edildi ve اِذَّكَرَ oldu, burada fa ul-fiile idgam ile okundu, te harfinden munkalib dâl harfine idgam da olabilir o halde اِدَّكَرَ şeklinde okunması da caizdir. Kamer suresi 17. Ayette وَلَقَدْ يَسَّرْنَا الْقُرْآنَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِن مُّدَّكِرٍ “Ve andolsun ki biz Kur’an’ı zikir için kolaylaştırdık. Buna rağmen tezekkür eden (müddekkir veya müzzekkir) var mı?” belirtildiği gibi.



About the author

blank

Metehan Uluocak

4 yıllık sarf nahiv bilgsini temin ettikten sonra, zor olan lafızları kolaylaştırıp ve harekeleyip mübtedi kardeşlerimize sunmak niyetine gark oldum. Bu tevessülüm bana böyle bir site hazırlamayı gerektirdi. Tek derdim, sarf nahiv konularının bilinip kuranın müzakereli okunmasıdır. Tek temennim ise sadece bir kere "Allah razı olsun" cümle-i duaiyyesine mazhar olmaktır. Bu dünyada gerisi teferruattır..

Add Comment

Click here to post a comment

Yazılar